Ali ibni Ebî Bekr es-Sekkâf (Rahimehullâh)ın beyânı vechile; ilmiyle amel eden bâzı âlimler aşağıda zikredilecek bu câmi ve nâfi (câmiiyetli ve faydalı) istiğfârın bir gün ve gecede 10 kere okunmasını, orta derecede 3 kere devâm edilmesini, en azından 1 kere okunmasını müstehap saymışlardır.
Çünkü insanlar lüzumsuz konuşmalara pervâsızca daldırmaktadırlar. Hatta bazıları kendisini İslâm'dan çıkaracak kelimeler sarfedebilmektedir. O halde bu istiğfarın îtinâ ile okunması gerekmektedir. Zâten mânâsını anlayanlar bunun ne kadar önemli olduğunu farkedeceklerdir.
İstiğfarın Arapçası:
İstiğfarın Okunuşu: "Eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih. Vel yevmil âhiri vel qaderi hayrihî ve şerrihî sadeqallâhu ve sadeqa ve rasûlühû âmentü bişşerîati saddeqtü bişşerîati in küntü qultü şey-en hilâfel icmâi raca'tü anh. Teberra'tü min külli dînin hâlefe dînel islâm. Allâhümme innî ûminü bimâ ta'lemu ennehû haqqun indeke ve ebraü ileyke mimmâ ta'lemü ennehû bâtılün indeke fehüz minnî cümelen ve lâ tütâlibnî bittefsîl. Estağfirullâhel azîme ve etûbü ileyh. Nedimtü min külli şerr. Eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. Ve enne îsâ abdullâhi ve rasûlühû vebnü emetihî ve kelimetühû elqâhâ ilâ meryeme ve rûhun minhü ve ennel cennete haqqun ve ennennâra haqqun ve eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh."
İstiğfarın Manası: "Ben şâhitlik ederim ki bir olan ve hiçbir ortağı bulunmayan Allâh'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Yine şehâdet ederim ki gerçekten Muhammed O'nun kulu ve Rasûlü'dür.
Ben Allâh'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kaderin hayırlısı ve şerlisi(nin ezelde Allâh-u Te'âlâ tarafından takdir edildiği)ne îmân ettim.
Allâh da doğru söylemiştir, Rasûlü de doğru söylemiştir. Şerîata îmân ettim, şerîatı tasdik ettim. Eğer (bilir bilmez Ehl-i Sünnet âlimlerinin ittifak ettiği) icmâın hilâfına bir şey söylemişsem ben ondan döndüm.
İslâm dînine muhâlif (zıt) olan her dinden teberrî ettim (uzak oldum ve bunu dilimle de söyledim).
Ey Allâh! Ben, Senin Kendi katında hak olduğunu bildiğin her şeye îmân ettim ve Senin katında bâtıl olduğunu bildiğin her şeyden berî (uzak) oldum. O hâlde Sen benden bu îmânımı topluca kabûl et, beni tafsîlattan mesûl tutma.
O büyük olan Allâh'tan mağfiret talep ederim ve O'na tevbe ederim. Ben her şerden pişman oldum. Ben şâhitlik ederim ki Allâh'tan başka hiçbir ilâh yoktur, O tektir, hiçbir ortağı yoktur. Şunlara da şâhitlik ederim ki hiç şüphesiz Muhammed Allâh'ın kulu ve Rasûlü'dür.
Gerçekten Îsâ da Allâh'ın kuludur, Rasûlü'dür, kadın kulunun (Meryem'in) oğludur, Meryem'e bıraktığı (Kün-Var ol-) kelimesi(nin eseri)dir ve O'n(un Zâtı'na âit olan hayat verme sıfatın)dan (yaratılıp beden kisvesine sokulmuş) bir ruhtur. (Ne var ki; diğer insanlardan farklı olarak babasız bir şekilde yaratılmıştır.)
Şu da muhakkak ki cennet de haktır, cehennem de haktır. Ben şâhitlik ederim ki bir olan ve hiçbir ortağı bulunmayan Allâh-u Te'âlâ'dan başka hiçbir ilâh yoktur. Yine şehâdet ederim ki gerçekten Muhammed O'nun kulu ve Rasûlü'dür."
Kaynak : ('Alî ibnü Ebî Bekr es-Sekkâf el-Huseynî, Me'âricü'l-hidâye, sh:219-220; Seyyid Muhammed 'Alevî el-Malikî, Ebvâbü'l-ferac, sh:220, 229)
