Yılda 1 Kere Dahi Okunsa 1000 Köle Azadına ve 1000 Makbul Hacca Denk Olan Tesbih, Zikir ve Duanın Okunuşu

Yılda bir kere dahi okunsa bin köle azadına ve bin makbul hacca denk olacak tesbihatın Arapça yazılışına, okunuşuna ve Türkçe mealine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Allah (c.c.) kabul eylesin. Amin.

Tesbihatın Arapça Yazılışı:

Yılda 1 kere bile okunsa büyük sevap kazandıran zikir
Yılda 1 kere bile okunsa büyük sevap kazandıran zikir


Tesbihatın Okunuşu: "Subhâne men yusebbehu lehû fî lucecil bihâr. Subhâne men yusebbihu lehû mâ fîl ardıl qifâr. Subhâne men yusebbehu lehû alâ ru-usil cibâl. Subhâne men yusebbehu lehû bikülli şefetin ve lisân."


Tesbihatın Türkçe Meali: 'Denizlerin dalgalarında tesbih edilen Zât’ı tesbih ederim, boş arazilerde (çöllerde) bulunan her şeyin Kendisini tesbih ettiği Zât’ı tesbih ederim, dağların tepelerinde Kendisi tesbih edilen Zât’ı tesbih ederim, her dudak ve dil ile tesbih edilen Zât’a tesbih olsun.'




Zikir Hakkında Hadis-i Şerif

Hadîs-i şerîfte naklolunduğuna göre:

"Mûsâ (Aleyhisselâm) bir gece sabaha kadar Allâh'a ibadet etti, bundan dolayı kendisini beğenince Allâh-u Te'âlâ ona bir şey göstermek istedi. Bir kere denizin kenarında sahilde yürürken bir kurbağa ona: 'Yâ Mûsâ! Dün geceki ibadetini çok beğendin herhalde, oysa ben dörtyüz senedir Allâh'ı tesbîh ve takdis ediyorum' dedi. Bunun üzerine Mûsâ (Aleyhisselâm): 'Sesi konuşturan Allâh aşkına tesbîhinin ne olduğunu bana söyler misin' deyince o: 'Şöyle zikrediyorum:


'Denizlerin dalgalarında tesbih edilen Zât’ı tesbih ederim, boş arazilerde (çöllerde) bulunan her şeyin Kendisini tesbih ettiği Zât’ı tesbih ederim, dağların tepelerinde Kendisi tesbih edilen Zât’ı tesbih ederim, her dudak ve dil ile tesbih edilen Zât’a tesbih olsun.' dedi.

Sonra Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim bu tesbih ile günde bir kere yakut ayda bir defa veya senede bir defalığına da olsa Allâh'ı tesbih ederse Allâh-u Te'âlâ ona ismâ'îl'in neslinden bin köle âzat etmiş, ya da bin makbul hac yapmış kimse kadar sevap yazar."

Kaynak : (Sâlih ibni Abdillâh el-Imâd, Büstânü'l-fukarâ ve nüzhetü'l-kurrâ, 1/220; Safûrî, Nüzhetü'l-mecâlis, 1/287)

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski